TRAFİK KAZASI NENEDİYLE MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT DAVASI

 

Trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat davası, bir veya birden fazla aracın kazaya karışması sonucu; ölüm, bedensel zarar veya malvarlığına ilişkin (ev, araç vb.) zarar ortaya çıkması durumunda zarara uğrayan kişilerin trafik kazasından sorumlu olan kişilere karşı zararını gidermek amacıyla açmış olduğu dava türüdür. Yani trafik kazası tazminatı hem bedensel zararların tazmini hem de malvarlığına ilişkin zararların tazmini için kullanılan bir kavramdır.

Yazımıza başlamadan önce önemle belirtmek isteriz ki; Trafik kazası yaşandıktan sonra yaralanan kişiye veya ölüm var ise ölen kişinin yakınlara bir takım aracıların ulaştığını, bu aracıların mağdurları kandırmak amacıyla “ sigorta şirketinden 2 ay içerisinde tazminatınızı alırız”, “cebinizden hiçbir şekilde para çıkmaz”, “bizim tanıdıklarımız var, yüksek tazminat çıkacak şekilde hastane raporu ayarlarız” şeklinde vaatlerde bulunduklarını sıklıkla duymaktayız. Çoğu zaman kanuna aykırı olarak faaliyet gösteren bu aracılara geniş yetkiler içeren vekâletnameler verildiğine, bu vekâletnameler ile sigorta şirketinden alınan paraların mağdurlara geç ödendiğine ya da hiç ödenmediğine, kısa zamanda para almak için normalde alınacak tazminatın beşte biri tutarındaki cüz-i miktarların kabul edildiğine ve doğal olarak trafik kazası nedeniyle mağdur olan kişilerin bir kez daha mağdur olduklarına şahit olmaktayız. Bu nedenle trafik kazası sonrasında sizi telefonla arayarak vaatte bulunan bu kişilere lütfen itibar etmeyiniz ve alanında uzman bir avukattan hukuki yardım alınız.

 

Trafik Kazası Nedeniyle Maddi Ve Manevi Tazminat Davasını Kimler Açabilir?

Trafik kazası nedeniyle yaralanma meydana gelmiş ise, yaralanan şahsın bizzat kendisi dava açabilir.

Trafik kazası nedeniyle ağır bedensel yaralanma meydana gelmiş ise yaralanan kişilerin yakınları (anne, baba, eş ve çocuklar vs.) da dava açabilirler. Fakat yaralanan kişinin yakınları sadece “Manevi tazminat” davası açabilirler. Yargıtay tarafından “Ağır bedensel yararlanma”, yaralanan kişinin uzuv kaybı yaşaması ya da hayati fonksiyonlarını yeterince kullanamaması olarak değerlendirilmektedir. Örneğin kol veya bacağın kesilmesi ağır bedensel yaralanma olarak kabul edilmektedir.

Trafik kazası nedeniyle ölüm meydana gelmiş ise, ölen kişiden yaşarken destek alan herkes maddi ve manevi tazminat davası ( destekten yoksun kalma tazminatı )açabilir. Ölen kişi evli ise eşi ve çocuklarına, bekar ise anne ve babasına destek olduğu karine olarak kabul edilir. Haricen ispat etmelerine gerek yoktur. Fakat ölenin nişanlısı ya da yakın akrabası gibi kişilerin maddi ve manevi tazminat davası açarken ölen kişinin onlar açısından bir destek olduğunu ispat etmeleri gerekir.

 

Trafik Kazası Nedeniyle Maddi ve Manevi Tazminat Davası Kime Karşı Açılır?

Trafik kazası nedeniyle açılan tazminat davasının hukuki dayanağı haksız fiil olarak kabul edildiğinden dolayı davanın kural olarak haksız fiil sorumlularına karşı açılması gerekir. Ancak bazı özel düzenlemeler gereği kusuru olmasa bile oluşan zarardan sorumluluğu bulunan kişi ya da kurumlara dava açılabilir. Bunlara değinmek gerekirse;

Aracın Sürücüsü: Trafik kazasında kusurlu olan aracın sürücüsü aleyhine tazminat davası açılabilir.

Aracın Sahibi: Ruhsatta adı yazılı olan araç sahibi de trafik kazası nedeniyle ortaya çıkan zarardan KTK 85/1 e göre sorumludur. Bu nedenle araç sahiplerinin emanet olarak kullanmak üzere yakınlarına vermiş oldukları aracın kaza yapması durumunda sorumluluklarının olduğunu bilmeleri önem arz etmektedir.

Aracın İşleteni: Motorlu aracın, bir teşebbüsün unvanı ile ya da bu teşebbüsün kesmiş olduğu bilet ile işletilmesi halinde trafik kazası nedeniyle ortaya çıkan zarardan işleteninde sorumluluğu vardır. Trafik tescil kayıtlarında aracın sahibi olarak gözüken kişi aynı zamanda aracın işleteni sayılır.

Sigorta Şirketi: Trafik kazasına karışan aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (Trafik Sigortası) veya poliçe kapsamına göre İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası (Kasko Sigortası) hangi sigorta şirketi tarafından yapılmışsa, o sigorta şirketi de ölüm, yaralanma veya diğer zararlardan KTK 91. Madde gereğince sorumludur. Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1.maddesine göre, sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.

 

Kusurlu Olan Araç Sürücüsüne Dava Açmadan Sigorta Şirketine Dava Açılabilir Mi?

Kusurlu olan araç sürücüsüne karşı tazminat davası açabileceğimizi yukarıda ifade etmiştik. Fakat trafik kazasından dolayı yolcuların öldüğü veya yaralandığı durumlarda yolcuların kendisi veya yakınları sorumlulara karşı dava açarken arkadaşları ya da akrabaları olan araç sürücüsüne karşı dava açmak istememektedir. Hal böyle olunca da “araç sürücüsüne dava açmadan sigortadan para alabilir miyiz?” sorusu akıllara gelmektedir. Bu sorunun cevabı kısmen evettir. Çünkü Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (Trafik Sigortası), sigorta ettirenin, üçüncü kişilere vermiş olduğu zararı karşılamak amacıyla oluşturulmuş bir sigorta türüdür. Örneğin; araç sürücüsünün kırmızı ışıkta geçmesi, yağmurlu havada ani fren yapması, hatalı sollama yapması gibi hareketlerle kazaya sebep olarak aracın içinde bulunan yolculara ya da bir diğer araca zarar vermesi durumunda araç sürücüsünün hukuki sorumluluğunu poliçede belirtilen limitlere göre sigorta şirketi üstlenmektedir. Bu tarz durumlarda dava açarken zarar görenlerin endişe etmesini gerektiren bir durum söz konusu değildir. Fakat araç sürücüsünün alkollü olması ya da ehliyetsiz olarak araç kullanması gibi durumlar var ise sigorta şirketi zarar görenlerin zararını giderdikten sonra bu miktarı araç sürücüsüne rücu edecektir. Yani bu sorunun cevabı aranırken dikkat edilmesi gereken husus, araç sürücüsünün kusurlu olup olmadığı değil kusurlu hareketin hukuki niteliğidir.

 

Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (Zorunlu Trafik Sigortası) Ve İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası (Kasko Sigortası) Arasındaki Fark Nedir?

En çok karıştırılan konulardan biri de Zorunlu trafik sigortası ve kasko sigortasıdır. Konunun önemine binaen kısaca değinmek gerekirse;

Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (Zorunlu Trafik Sigortası), 3. Kişilere verilen maddi zararların poliçe limitine kadar olan kısmını karşılamaktadır. Poliçede özel olarak manevi zararın karşılanacağı yazmıyor ise ZMM sigortası manevi tazminatı karşılamamaktadır. Trafikte bulunan araçların zorunlu olarak yaptırması gereken bir sigorta türüdür.

İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası (Kasko Sigortası) ise müşterisi olan araç sahibinin kendi aracına gelen zararları karşılamaktadır. Kasko sigortası Zorunlu Trafik Sigortasından farklı olarak karşı aracın ya da 3. Kişilerin zararını karşılamamaktadır. Bu sigorta türü zorunlu değil, ihtiyari (isteğe bağlı) sigorta türüdür.

 

Trafik Kazalarında Manevi Tazminat Nasıl Hesaplanır?

Ölümlü veya yaralanmalı trafik kazaları nedeniyle hükmedilecek manevi tazminatın amacı zarara uğrayan kişide bir huzur duygusu yaratmaktır. Manevi tazminat, davacı için zenginleşme aracı değildir fakat olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesini sağlamalıdır. Mahkeme manevi tazminatı belirlerken şu hususları dikkate almalıdır:

  • Tarafların sosyal ve ekonomik durumu
  • Olayın meydan geliş şekli
  • Tarafların kusur durumu
  • BK md.4 gereği hak ve nesafet kuralları

Uygulamada, mahkemeler tarafından manevi tazminata hükmedilirken genellikle davacı tarafın mağdur edildiğini görmekteyiz. Manevi tazminat hesaplanırken emsal Yargıtay kararlarının dosyaya sunulması hem mahkemelere yardımcı olacak hem de kararların daha isabetli olmasını sağlayacaktır.

 

Trafik Kazalarında Maddi Tazminat Nasıl Hesaplanır?

Maddi tazminatın hesaplanması teknik bir konu olduğu için mahkemeler hesaplamaları bilirkişiler aracılığıyla yapmaktadır. Bu hesaplamaların nasıl yapıldığını bir örnek vererek açıklamanın daha anlaşılır olduğu kanaatindeyiz.

ÖRNEK (örneğimizde tazminat hesaplama yönteminin anlaşılması için temel esaslar belirlenmiştir);

Trafik kazası neticesinde yaralanan kişinin maluliyet oranının %40 olduğunu kabul edelim. Maluliyete uğrayan kişinin olaydaki kusur oranının %25, yaşının 30, maaşının 2500 TL olduğunu varsayalım. Genel hatları ile bir hesaplama yapmak gerekirse, tazminat miktarı şu esaslara göre belirlenecektir:

  • Maluliyete uğrayan kişinin 72 yaşına kadar işgücü olduğu kabul edilir. Malul kişinin 65 yaşına kadar aktif çalışma süresi, 65 yaş ile 72 yaş arasında da pasif çalışma süresi hesaplanır. Somut örneğimizde maluliyete uğrayan kişi 30 yıl aktif, 7 yıl pasif çalışma yapacaktır.
  • Maluliyete uğrayan kişinin işgücü kaybı her ay için ayrı ayrı hesaplanmalıdır. Bu durumda 2500 TL maaş alan mağdurun maaşından kusur oranı olan %25 düşülmeli, bulunan miktar %40 maluliyet oranı ile çarpılmalıdır. Somut örneğimizde; 2500 TL maaş - % 25 mağdurun kusur oranına tekabül eden miktar = 1875 TL x 40/100 = 750 TL aylık işgücü ve gelir kaybı olarak hesaplanır. Yıllık işgücü/gelir kaybı 9.000 TL olacaktır.
  • Bulunan yıllık işgücü/gelir kaybı aktif ve pasif çalışma süresi olan 37 yıl ile çarpılır. Somut örneğimizde; yıllık işgücü kaybı 9.000 x 37 yıl = 333.000 TL maddi tazminat olarak ortaya çıkacaktır.
  • Iskonto yöntemi kapsamında tazminattan kabaca %25 oranında indirim yapılacaktır.

Hemen belirtelim ki, tazminata neden olan olay aynı zamanda bir iş kazası ise, bu nedenle maluliyete uğrayan kişiye iş kazası geliri bağlanmışsa, bağlanan gelirin peşin sermaye değeri hesaplanan tazminat miktarından düşülür.

 

Trafik Kazası Nedeniyle Maddi ve Manevi Tazminat Davasında Zamanaşımı Süresi Nedir?

Trafik kazasına ilişkin tazminat davasında zamanaşımı süresi Karayolları Trafik Kanununun 109. Maddesinde düzenlenmiştir.  Bu düzenlemeye göre trafik kazasında zarar gören, zararı ve faili öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl içerisinde taleplerini karşı tarafa iletmek zorundadır. Zarar gören, zararı ve faili haklı gerekçelerle daha sonra öğrenmiş olsa bile her halükarda fiilin işlenmesinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresi söz konusu olacaktır.

Bununla birlikte KTK 109/2 maddesinde zamanaşımına ilişkin zarara uğrayanların lehine bir düzenleme mevcuttur. Meydana gelen trafik kazası, aynı zamanda bir suç işlenmesine de neden olmuşsa tazminata ilişkin davalarda ceza zamanaşımı da uygulanır. Ceza zamanaşımı genellikle diğer zamanaşımı sürelerinden fazla olduğu için bu düzenleme zarar görenler açısından önemli bir düzenlemedir. Trafik kazalarında yaralanma var ise taksirle adam yaralama suçu, ölüm var ise taksirle adam öldürme suçu meydana gelecektir. Bu kapsamda trafik kazası neticesinde ölüm veya yaralanma varsa ceza kanununda o suç için öngörülen dava zamanaşımı, maddi ve manevi tazminat davası açısından da geçerli olacaktır.

 

Trafik Kazası Nedeniyle Maddi ve Manevi Tazminat Davasında Yetkili ve Görevli Mahkeme Neresidir?

Ölümlü veya yaralanmalı trafik kazaları nedeniyle açılacak maddi ve manevi tazminat davalarında görevli mahkeme kural olarak Asliye Hukuk Mahkemesi’dir (HMK 2/1). Fakat sigorta şirketine karşı da dava açılacaksa sigorta şirketinin sorumluluğu ticari bir işten kaynaklandığından dolayı görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi olacaktır.

Yetkili mahkeme ise Davalılardan herhangi birisinin ikametgâhı mahkemesi, Trafik kazasının meydana geldiği yer mahkemesi, zarar görenin yani davacının ikametgahı mahkemesi veya Trafik sigortası şirketinin merkezinin bulunduğu yer mahkemelerinden bir tanesidir.

 

Trafik Kazası Nedeniyle Maddi ve Manevi Tazminat Davası, trafik kazası sonrasında zarara uğrayan kişilerin, zararlarını gidermek amacıyla açmış oldukları bir tazminat davası olmakla birlikte tazminat avukatı  olarak tabir edilen ve tazminat hukuku alanında çalışan bir avukat tarafından takip edilmelidir. Bu kapsamda hukuk büromuz, avukatlık ve danışmanlık hizmetinin yanında Trafik Kazası Tazminatı Dava Dilkeçesi ya da cevap dilekçesi de hazırlayarak müvekkillerine hukuki yardım hizmeti vermektedir. 

 

(Bu yazı hukuki bilgilendirme amacıyla Avukat Özgür Doğukan GÜNGÖR tarafından kaleme alınmıştır. Kaynak gösterilse dahi yazının tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan yazının bir bölümü, aktif link verilerek kullanılabilir. Yazarı ve kaynağı gösterilmeden kısmen ya da tamamen yayınlanması suç teşkil eder.)

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmadı.

Yorum Yaz


En fazla 500 karakter. 500 karakter kaldı.

Paylaş